Egzersiz, kalp sağlığı için güçlü bir yatırımdır. Doğru tempoda yapılan aktiviteler kalp kasını güçlendirir, dolaşımı iyileştirir ve ritmi düzenler. Bu sürece kalp sağlığı için beslenme ve düzenli tıbbi kontroller eklendiğinde kalp uzun yıllar sağlıklı kalabilir.
Bu nedenle stabil olmayan göğüs ağrısı, ciddi aort darlığı, kontrol altına alınamayan ritim bozukluğu ve stabil olmayan kalp yetmezlikli hastaların tedavileri tamamlanana kadar sportif faaliyetlerden uzak durmaları önerilmelidir.
Çarpıntıyı hafifletmek için derin nefes egzersizleri, meditasyon, düzenli uyku ve sağlıklı beslenme etkili yöntemlerdir. Potasyum ve magnezyum yönünden zengin besinler tüketmek, kafein ve sigaradan uzak durmak çarpıntıyı azaltır. Hafif yürüyüş, yoga ve bitki çayları kalp ritmini dengelemeye yardımcı olur.
Egzersiz reçetesinin büyük kas gruplarını içeren, süreklilik sağlanabilen ve ritmik olan aerobik egzersizler şeklinde olması önerilmektedir. Yürüyüş, bisiklet ve yüzme kalp hastalarında kullanılan en önemli egzersizlerdendir.
Ritim bozukluğunun kalp içinden veya kalp dışı kaynaklı birçok sebebi bulunur. Kansızlık, tiroid bezi bozuklukları, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi ciddi kalp hastalıklarının yanı sıra doğuştan var olan kalp anomalileri nedeniyle de ritim bozukluğu gelişebilir.
Kalp ritim bozukluğu nelere yol açar? En sık görülen şikayetler hayat kalitesini bozan ve hastada yoğun endişeye yol açan çarpıntı ve bayılmadır. Bazen bu yakınmalar ani ölümler veya kalp yetmezliği ile sonuçlanabilir. Bazı özel ritim bozukluklarında (atriyal fibrilasyon gibi) beyne pıhtı atması sonucu felç olabilir.
Kişinin, genel sağlık durumu, yaşı, genetik özellikleri, cinsiyeti, ırkı ani kalp ölümü riskini etkileyen parametrelerdir. Yapılan spor da ani kalp ölümü riskini değiştirir. Maraton, triatlon, uzun mesafeli bisiklet yarışları kalbi en çok yoran sporlardan bazılarıdır.
Kalp Ritim Bozukluğunun Tedavisi Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Stresin azaltılması, dengeli beslenme ve sigaradan uzak durma. İlaç Tedavisi: Beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri ve antiaritmik ilaçlar sıklıkla kullanılır. Elektriksel Tedaviler: Kardiyoversiyon ve defibrilatör kullanılarak ritim düzeni sağlanabilir.
Kalbin düzenli bir ritimde atabilmesi için elektrolit dengesine ihtiyaç vardır. Su, bu dengenin korunmasına yardımcı olur ve kalbin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar. Yetersiz su tüketimi, potasyum ve sodyum gibi elektrolitlerin dengesini bozabilir, bu da düzensiz kalp atışlarına neden olabilir.
Normalde 100 bpm'nin üzerindeki kalp atış hızı kalp krizine yol açabilen bir durumdur. Kalp krizi sırasında nabız dakikada 80 atım ve üzeri olabilir. Bazı kalp krizlerinde ise nabız yükselmek yerine, düzensizleşebilir, nabız değeri sağlıklı kabul edilen dakikada 60 atımın altında görülebilir.
Kalp yorgunluğu tek başına bir hastalık değildir. Kişide obezite, yüksek tansiyon, diyabet, kronik stres gibi sorunların varlığı zaman içinde kalbi yıpratır, yorar. Kalp yorgunluğu belirtileri en çok kalbin adeta fazla mesai yaparak yorulduğu anlarda gösterir.